Bir markanın veya kişisel kimliğin özünü görsel bir forma dönüştürmek, tek bir doğru cevabı olmayan heyecan verici bir serüvendir. Ali Okumuş Mimarlık için tasarladığım bu projede, aynı temelden (A ve O) harfleri yola çıkarak iki tamamen zıt estetik dili keşfetmek istedim.
Amacım, tasarımın ruh haline ve mesaja göre nasıl şekillenebileceğini göstermekti. Bir yanda tarihin derinliklerinden, anıtsal yapılardan ve klasik estetikten ilham alan Helenistik konsept; diğer yanda ise günümüzün karmaşasından uzaklaşan, geometrinin ve negatif alanın kusursuzluğunu kutlayan Minimal konsept yer alıyor.
Bu iki çalışma, bir tasarımcı olarak hem geleneksel ve güçlü formları hem de modern ve sade çizgileri nasıl bir araya getirebildiğimi temsil ediyor. İkisi de farklı bir hikaye anlatıyor, ancak ikisi de aynı temele dayanıyor.